Haber Detayı
05 Haziran 2020 - Cuma 11:10 Bu haber 267 kez okundu
 
'Hükümetten hak etttiğimiz yatırım paylarını alamıyoruz'
Yazarımız Muhittin Akbel, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile kent sorunları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.
GÜNDEM Haberi
'Hükümetten hak etttiğimiz yatırım paylarını alamıyoruz'

Muğla'nın "Doktor" unvanlı Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, bugünkü konuğumuz... İlkokulu Muğla'da okuduktan sonra Buca Ortaokulu ve İzmir Atatürk Lisesi'ni bitiren Gürün, Ege Üniversitesi'nden 1976 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı kimliğiyle mezun oldu. 1997 yılında hekimlikten emekli olduktan hemen sonra CHP'nin kapısını çalıyor, üye oluyor ve siyasete adım atıyor. 1999'da yüzde 37, 2004'te yüzde 42, 2009'da yüzde 46'lık oyla Muğla Belediye Başkanı seçildi. 2014'te yüzde 49.1 ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı oldu Osman Gürün... 2019 seçimlerinde ise yüzde 36.1 oy oranı bile onun yeniden başkan seçilmesine yetti.

Osman Gürün, yani CHP'lilerin "Osman Abisi", beş dönemdir Muğla'yı yönetiyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile büyük rekoru paylaşıyor. Hekimliği olduğu gibi belediye başkanlığını da çok sevdi, vatandaşa hizmet adına inanılmaz işler başardı. Öyle ki, belediyede bir muayene odası açarak, yeri geldiğinde hasta bile baktı. O kadar çok güveniliyor ki, Belediye Meclisi'nde alınan kararların yüzde 90'ından fazlası, diğer partililerin de katkısıyla, yani oybirliğiyle alındı. Partililerin, vatandaşların yere göğe sığdıramadığı, Muğlalıların CHP'lilerin Osman abisi, sorularımızı Şeffaf Belediyecilik için cevapladı.

Buyrun, sohbetimize...

 - Muğla Belediye Başkanı olarak 3, Büyükşehir olarak  ikinci döneminiz...5 dönem belediye başkanlığı yapan bir de Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen var. Osman Gürün’ün başarısının altında yatan sır nedir? 

 O.G.: 1999 yılında başlayan belediye başkanlığımda 3 dönem il belediye başkanlığı, 2014 yılında Büyükşehir olan Muğlamızda kurucu belediye başkanlığı ve şimdi de Büyükşehir belediye başkanlığı görevinde ikinci dönemim. 21 yıldır sürdürdüğüm çok uzun gibi gözüken ama Muğlamıza hizmet için dolu dolu ve hızlı geçen çok güzel yıllardan bahsediyoruz. Bir belediye başkanının başarısının sırrı, görev süresinin uzunluğunu da vatandaşın ona olan güveni belirler. 1999 yılında sevgi, hoşgörü, güler yüzle hizmet anlayışıyla yola çıktık ve vatandaşlarımızla aramızda hizmetlerimizle güven köprüleri kurduk. Yaşamaktan ve hizmet etmekten gurur duyduğumuz Muğlamıza projelerimizle hizmet ederken en büyük desteği ve gücü vatandaşlarımızdan aldık. Vatandaşlarımıza dokunan, bir elin verdiğini diğer elin görmediği hizmet anlayışı ile her eve girdik. İşimiz, gücümüz ve sevdamız Muğla.

-Siyasete atılmadan önce Ortopedi ve Travmatoloji uzmanıydınız. Hekimlik yıllarından bugünlere gelecek olursak hangisini daha değerli buluyorsunuz? Hekimliği özlüyor musunuz?

O.G.: Doktorluk ve belediye başkanlığı farklı dallar olsa da ortak yanları insandır. İnsan sağlığı, insana hizmet yani malzememiz insandır. Hekim olarak Muğla’ya 20 yıl hizmet verdikten sonra belediye başkanı olarak da bu şehre 21 yıldır hizmet etmenin gururunu yaşıyorum. Hekimlik ömür boyu süren mesleklerin en onurlu olanlarındandır. Hala hastalarımla karşılaşır, görüşür bir doktor olarak fikirlerimi söylerim. Belediyede küçük bir muayene masamız da var. Çok nadir olsa da gelen hastaları geri çevirmeden kontrol ederek doktora yönlendiriyorum.

-Muğlalı hemşehrilerinizin sizden en çok ne istiyor?

 O.G.: Hemşehrilerimizin ve yaşadığımız şehrin istekleri bizlerin başının tacıdır. Önem ve aciliyet sırasına göre şehrimizin taleplerini karşılıyor, değerli Muğlamıza değer katıyoruz. Şehrimizin önceliği, vatandaşlarımızın en önemli talebi sağlam ve güçlü altyapıya sahip bir şehirdir. Özkaynaklarımız ve dünya bankasından sağladığımız kredilerle Muğla tarihinin en büyük altyapı hamlesini başlattık. Bodrum, Fethiye, Marmaris, Milas ve diğer ilçelerimizin altyapı konusunda eksiklerini gideriyoruz. 

 -Muğla’nın dört bir köşesine büyük hizmetler götürdüğünüzü hepimiz biliyoruz. Bugüne kadar yapamadığınız için üzüldüğünüz bir şey var mı? Yakın zamanda hayata geçirmeyi planladığınız projeler arasında neler var?

O.G.: Muğlamızda vatandaşlarımız hizmetin en iyisini hak ediyor. Türkiye’nin en kapsamlı yerel tohum merkezini Muğlamıza kazandırdık. 80 ilimize ata tohumlarımızı gönderdik. Türkiye’de ilk olan kısa mola merkezini şehrimizde hayata geçirdik. Engelli evladı olan annelere nefes olduk. Tarımda toprağını satma ürününü sat dedik, alım garantili çiçekten sakız ağacına, ipekböcekçiliğinden, kıl keçisi projesine, kooperatif desteğine birçok yenilikçi hizmeti hayata geçirdik. Şehirlere en önemli hizmetlerden olan altyapı için büyük altyapı yatırımı hamlesini başlattık. 1480 kilometre ile en uzun kıyı şeridine sahip Muğlamızda kıyılardan atık alımı hizmetimizle teknelerden atık topluyoruz. Muğlamızı modern katı atık tesisleri ile donatarak çöpün geri dönüşümünü sağladık ve çöpü elektriğe dönüştürdük. Otogarlarımızın çatısını güneş panelleri ile kapladık ve kendi enerjilerini üretmelerini sağladık. Bugüne kadar tüm hazırlıklarını yaptığımız ama farklı sebeplerle bir türlü gerçekleştiremediğimiz Bodrum Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi, beni üzen gecikmelerden biridir. Bu hizmet için de çalışmalarımız devam ediyor. Yakın zamanda Muğlamıza çok yakışacak Bölge Müzesi'ni, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi,'ni Turgutreis Yaşam Merkezi’ni, Muğla’nın en güzel kafesi Down Kafe’yi ve daha birçok yenilikçi hizmeti hayata geçireceğiz. 

- CHP’liler size büyük saygı duyuyor. Çoğu siyasetçi size Osman abi diye hitap ediyor. Siyasetçilerin bir büyüğü olarak size danıştıkları şeyler oluyor mu? Sizin onlara tavsiyeleriniz neler?

O.G.: Siyasette 24 saatin bile uzun olduğu gerçeğinden yola çıkarak ben 21 yıldır aktif siyasetin içindeyim. Ben de her gün yeni bir şeyler öğreniyorum. Siyasetin yöntemi, kanalları, iletişimi, gelişen teknoloji ve iktidarların toplumu şekillendirme çabaları ile sürekli değişiyor. Bizler bildiğimiz yoldan, doğrularımızla ilerliyoruz. Yaşımızın ve yıllarımızın verdiği olgunlukla bizlere danışan partililerimize gereken desteği veriyor, onlardan da bizler çok şey öğreniyoruz. Örneğin Büyükşehir, il, ilçe belediyelerimiz işbirliği yapıyor, tecrübelerimizi halkımız için paylaşıyoruz. 

-Koronavirüs nedeni ile Bodrum, Fethiye, Marmaris gibi sahil beldelerine gelecek yazlıkçılara, tatilcilere ‘gelmeyin’ dediniz. Vatandaş bu sözünüzü ne kadar dinledi?

O.G.: Dünya ve ülkemiz koronavirüs salgını ile büyük bir mücadele içine girdi. 11 Mart’ta ülkemizde ilk defa görülen virüs sonrası gereken tedbirleri bizler de hemen aldık. Muğlamız birbirinden değerli 13 ilçeye sahip. Yerleşik nüfus yanında yazlıkçı nüfusu da fazla olan bir iliz. Virüsün yayılmaması için alınan tedbirlere ve şehirlere giriş çıkışlarda yaşanan kısıtlamalara uyum çok önemliydi. Gelmeyin dememizin sebebi herkesin yaşadığı şehirde kalması, yaşanabilecek herhangi bir olumsuz sağlık durumunda hastanelerin yeterli olma durumuydu. Tabi hastalığın taşınması da ayrı bir konuydu. Bu çağrımızın vatandaşlarımızda karşılık bulduğunu düşünüyorum. Sevginin, hoşgörünün şehri Muğlamızda kapımız herkese her zaman açık. 

- Koronavirüs salgını Muğla ekonomisini özellikle turizmi ne düzeyde etkiledi?

O.G.: Koronavirüs salgını dünyada ve ülkemizde sağlık dışında birçok sektörü de olumsuz etkiledi. Ekonomiler, turizm, tarım, sanayi birçok sektör durma noktasına geldi, hatta durdu. Bazı ülkelerin, şehirlerin, ilçelerin ekonomik geliri tamamen turizm üzerine kurulu… 2020 üzerine büyük umutlar besleyen turizm sektörü salgın nedeni ile büyük bir ekonomik kayıp bekliyor. Mart ve Nisan ayında iç ve dış hatların durmasıyla ülkemize turist giriş çıkışı durdu. Ülkelerin önceliği tabii ki de vatandaşlarının sağlığı. Turizm sektörü bu yıl özellikle sınavların da bitmesiyle yerli turiste bel bağladı. İşletmelerin bazıları açılacağını bazıları ise 2021’e göre kendilerini planladıklarını belirtiyorlar. Turizm bu yıl tamamen müşteri güveni üzerine kurulacak. Belirleyici olan fiyatlar değil güven olacak. Bakanlığın açıkladığı kural ve kriterlere göre işletmeler düzenleme yapacak. Her şerde bir hayır vardır. Bu salgından çıkarılacak dersler ve öğrenilecek durumlar var. Turizmde ve birçok alanda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

 -Büyükşehir Meclisi’nce alınan kararların yüzde 90’ının oybirliğiyle alınmasını nasıl açıklarsınız?

O.G.: Büyükşehir meclisleri ilçe belediyelerinin gönderdiği üyelerden oluşarak kararlar alır. 2014 yılında kurulduğumuzdan beri Meclis üyelerimizle uyum içinde çalışıyoruz. Örneğin 1/25.000'lik Nazım İmar Planı oybirliği ile alındı. Muğlamız için daha birçok karar oybirliğiyle alındı. Yüzde 90’ın üzerinde kararın oybirliğiyle alınması karşılıklı güveni ve uyumu gösteriyor. Bazı şehirlerde ne yazık ki belediye başkanının elini kolunu bağlamak, vatandaşa hizmet etmesini engellemek için Meclis üye sayısı bir de muhalefette ise bunu olumsuz anlamda kullanıyorlar. Özellikle 'topal ördek' benzetmesi ve iktidarın birçok belediyeyi kaybetmesinden sonra bunlar yaşanıyor. Halbuki belediye başkanı adil ve şeffaf bir yönetim uygulayarak vatandaşına hizmet götürmek istiyor. Muğlamızda uyum içinde çalıştığımız Meclis üyelerimiz her mecliste hizmetler hakkında bilgilendiriliyor. Meclisi canlı yayınlayan ilk belediyelerdeniz. 

 - Büyükşehir Belediyesi merkezi hükümetten hak ettiği desteği alabiliyor mu?

O.G.: Muğla yerleşik nüfusu 982 bin, yazlık nüfusu 5 milyona yaklaşan bir şehir. Büyükşehir olarak biz altyapı, su, katı atık tesisleri gibi hizmetleri yazlık nüfusa göre yapıyoruz ama hükümetten payı yerleşik nüfusa göre alıyoruz. Ayrıca Muğla’nın ödediği vergilerle ilgili işletmesi burada, merkezi İstanbul’da olup vergisini orada ödeyen şirketler ve işletmeler var. Tüm bunları göz önüne aldığımızda Muğla, merkezi idareden hak ettiği yatırım paylarını alamıyor.

-CHP’nin yereldeki başarısı genel seçimlerde devam edecek mi, nasıl bir yol haritası çizilmeli?

O.G.: Cumhuriyet Halk Parti’mizin yereldeki başarısı genel seçimlerde artarak devam edecektir. Halkın içinden, halkını anlayan, ötekileştirmeyen, kavga dilini kullanmayan, tertemiz bir siyaset anlayışıyla ilerliyoruz. Sevgi, hoşgörü dili ile vatandaşların sorunlarına eğiliyor, çözüm üretiyoruz. Türkiye genelinde mükemmel bir sinerji oluştu. İnsanlarda pozitif bir hava ve uzun bir süreden sonra umut var. Güzel şeylerin olacağına inanıyorlar. Tertemiz siyasete büyük bir özlem ve güven var. Adalete, katılımcı demokrasiye, eşit, adil gelir dağılımına inanan partilerin işbirliği ve ittifaklar da bu süreçte önemli olacak.

Kaynak: (ŞB) - Haber Merkezi Editör:
Etiketler: 'Hükümetten, hak, etttiğimiz, yatırım, paylarını, alamıyoruz',
Yorumlar
Haber Yazılımı