Haber Detayı
21 Mayıs 2020 - Perşembe 17:20 Bu haber 775 kez okundu
 
Korona günlerinde Ege ihracatı
Yazarımız Muhittin Akbel, Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ile koronavirüs sürecinde Ege ihracatının durumunu masaya yatırdı.
- Haberi
Korona günlerinde Ege ihracatı

Ege, Türkiye'nin batıya açılan kapısı olması özelliğiyle ihracatta da ülkenin en önemli bölgelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, koronavirüs salgını sürecini değerlendirirken, bu dönemi en az hasarla geçirmeye çalıştıklarını, bunda da başarılı olduklarını söyledi. Eskinazi, Mart ayında yatay seyreden ihracatın, Nisan ayında düşüş gösterdiğini, ancak oranın Türkiye ortalamasının altında olduğunu dile getirdi.  Dijital ortamda gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle ihracatçılara destek olduklarını belirten Eskinazi, "Türkiye'nin ihracatının yüzde 41 düştüğü Nisan ayında, EİB'in ihracatı yüzde 26'lık düşüşle, 819 milyon dolarak gerçekleşti" dedi. Eskinazi, sorularımıza şu yanıtları verdi:

-  Ege İhracatçı Birlikleri, koronavirüs ile mücadelenin neresinde yer alıyor? Salgın sürecinde ne gibi çalışmalar gerçekleştirdi?

J.E.: Covid-19 salgınının olumsuz etkilerinin azalması için Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 10 Mart 2020 tarihi öncesinde tedbirlerimizi almaya başladık. İlk etapta sağlık tedbirleri alırken sonrasında ekonomik önlemleri hayata geçirmeye başladık. Uluslararası ticarete büyük katkı sağlayan yüksek katma değerli sanal fuar ve ticaret heyeti organizasyonları için çalışmalarımız sürüyor.  Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’ın da geçtiğimiz günlerde belirttiği gibi fuarlar, B2B toplantılar ve ticaret heyetlerini dijital ortama taşıyoruz.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 1-3 Haziran 2020 tarihlerinde ayakkabı ve saraciye sektörlerinde 30 ihracatçı firmamızı 250 ithalatçı firma ile Dijital Ticaret Platformu'nda bir araya getirmeye hazırlanıyor. Bu projede İZFAŞ ile birlikte hareket ediyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak gıda sektörü için Birleşik Arap Emirlikleri'nde sektörel ticaret heyeti düzenlemek için çalışmalarımıza sürdürüyoruz.

Covid-19'a rağmen Türk ihracatçılarımız, 2020 yılının ilk 4 ayında, ülkemizin bayrağını 207 ülke ve bölgede dalgalandırmayı başardık.  Ege İhracatçı Birlikleri olarak Nisan ayında 819 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık.  Pandeminin bütün sektörlerde etkisinin hissedildiği dönemde, Ege’nin bu performansının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesinin arka planında tarım ve tarıma dayalı ihracata dayanan ekonomik potansiyeli yatıyor. 

 

Etkin iletişim ağı kuruldu

Koronavirüs salgınının küresel ekonomik ve jeopolitik dengeleri değiştirdiği bu dönemde üretim planlamalarımızı ve projeksiyonlarımızı etkili bir şekilde yaparak, kalıcı önlemler alıp stratejimizi belirliyoruz. Salgın sürecinin ekonomik etkilerini, dünyaya ve Türkiye’ye olan yansımalarını ve krizden çıkış formüllerini konuşarak çalışmalarımıza koordineli bir şekilde devam ediyoruz.

Sektörlerin ve ihracatçıların sürekli bilgilendirilmesi gerektiğine inandığımız için korona@eib.org.tr ismiyle ihracatçıların dış ticarette koronavirüs salgını nedeniyle yaşadıkları sıkıntılarını aktaracakları bir mail adresi oluşturduk. Sürecin takipçisi olup, ihracatçılarımızın sorunlarını resmi kurumlara aktarıyoruz ve onlara bilgi veriyoruz.  Aynı zamanda web sitemizde koronavirüs salgını kapsamında ihracatla ilgili yaşanan güncel gelişmelerin takip edildiği bir bölümümüz ve online yardım hattımız var.

Koronavirüs pandemisinin ekonomik etkilerinin analiz edildiği, karşılıklı değerlendirmelerden oluşan soru ve önerilerle sektörel sorunları tartıştığımız, çözüm önerileri bulmaya çalıştığımız, online seminerler düzenliyoruz. Bu kapsamda İŞKUR İzmir İl Müdürümüz Kadri Kabak, kısa çalışma ödeneği hakkında ve eski Ekonomi Bakan Yardımcımız Adnan Yıldırım ise salgınla mücadelede sağlanan desteklerle ilgili ihracatçılarımızı bilgilendirdi. Bir diğer seminerimiz ise Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Timurhan ve Türk Eximbank İzmir Şube Müdürü Hüseyin Egemen Kılıç’ın katılımıyla gerçekleşen salgınla mücadelede Eximbank’ın sağladığı desteklerle ilgiliydi.

Türkiye'nin ihracatta hedef pazarlarında görev yapan Ticaret Müşavirleriyle 3 farklı toplantı düzenledik.  İlkinde Londra Ticaret Başmüşaviri Tarık Sönmez, Pekin Ticaret Başmüşaviri Hakan Kızartıcı, Berlin Ticaret Müşaviri Berrak Bilgen Beşergil ve Madrid Ticaret Müşaviri Altuğ Leblebiciler katılırken, ikincisine Moskova Ticaret Başmüşavirleri Feridun Başer ve Alper Eriten ile Seul Ticaret Müşaviri Ayşe Ferdağ Tekin katıldı. Ticaret Müşavirlerinin katılarak görev yaptıkları ülkelerdeki güncel gelişmeleri özetledikleri toplantılarının üçüncüsüne Birleşik Arap Emirlikleri'nde görev yapan Dubai Ticaret Ateşeleri Ahmet Canlı ve Hasan Önal konuk oldu.  Düzenlediğimiz online basın toplantılarıyla yaptığımız çalışmaları kamuoyu ile paylaşmaya devam ettik. Oluşturduğumuz veri tabanı ve iletişim kanallarıyla senkronizasyon içerisinde hızla aksiyon alıp dinamik bir yapıyla birlikte hareket ediyoruz.

 

- Ege'nin ihracat ve ithalatı, "Koronadan önce" ve "Koronadan sonra" nasıl bir tablo ortaya koydu?

J.E.: Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2020 yılına başarılı bir giriş yapmıştık. Ocak ayında ihracatımız yüzde 10'luk artışla 1 milyar 36 milyon dolardan, 1 milyar 143 milyon dolara çıkmıştı. Covid-19 salgınının dünya genelinde pandemiye dönüşmesiyle birlikte ihracatımız Şubat ayında yatay bir seyir izlerken, Mart ayında yüzde 4'lük azalışla 1 milyar 95 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatının yüzde 41 düşüş gösterdiği Nisan ayında Ege İhracatçı Birlikleri'nin ihracatı Nisan ayında yüzde 26'lık düşüşle 819 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İkinci sıraya yerleşti

 - Şu dönemde en yoğun ve en düşük ihracat, hangi sektörlerde yaşanıyor?

J.E.: 2020 yılı Nisan ayında Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan ihracatın 386 milyon dolarlık dilimi Sanayi sektörleri tarafından gerçekleştirilirken, tarım sektörlerinin ihracatı 372 milyon dolar, Madencilik sektörünün ihracatı ise 61,5 milyon dolar oldu. Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri, hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinin 2019 yılı Nisan ayına göre ihracatlarını arttırarak sürüklediği tarım ihracatı Ege İhracatçı Birlikleri ihracatındaki payını yüzde 45'e çıkardı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Nisan ayında yüzde 53'lük ihracat düşüşü ile Covid-19 sürecinden en fazla etkilenen sektörümüz oldu.  Nisan ayında dikkat çeken bir diğer husus ise; 2019 yılı Nisan ayında Türkiye'de en fazla ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü sırada yer alan İzmir'in 2020 yılı Nisan ayında yaptığı 583 milyon dolarlık ihracatla Bursa ve Kocaeli'yi geride bırakarak ikinci sıraya yükselmesi oldu.

- Egeli ihracatçıların şu anda en büyük sorunu veya sorunları nedir? Çözüm için ne gibi çalışmalar yapılmasını öngörüyorsunuz?

J.E.: En fazla ihracat yaptığımız pazar AB ülkeleri başta olmak üzere çok daha fazla sayıda ülke ile Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi artık zorunlu hale geldi. Gümrük Birliği ilişkisinin yerini alacak STA’lar Türkiye için büyük önem arz ediyor.

Alsancak Limanı revize edilmeli

Gümrük vergisi ödemeden ihracat yapmaya devam etmek istiyoruz. İlişkilerimizi koruyarak aynı zamanda yeni sektörleri ekleyerek ihracatçıların pazara girişi kolaylaştırılmalı ve ekonomik bağlarımızı güçlendirmemiz lazım. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı Turquality gibi ihracatçıları özellikle kurumsallaşmaya, katma değerli güçlü markalar yaratmaya yöneltecek devlet teşvikleri yaygınlaştırılmalı. En önemli sorunlardan biri de ulaşım yani direkt uçuş. İzmir’e yurt dışından direkt uçuşların, sefer sayılarının az olması nedeniyle yabancı alıcılar için ikinci planda kalıyor. Direkt uçuşların artırılması ziyaret sıklığını da artıracağı için ihracat yapılan ülke ve müşteri portföyünün genişletilmesinde, pazarlara derinlemesine nüfuz edebilmek adına yararlı olacaktır.

Alsancak Limanı’nın revizyona ihtiyacı var. Limana yeni nesil büyük tonajlı gemilerin yanaşması ve limanın kapasitesinin artırılması için yürütülen projeler hız kazanmalı, acilen gereken tedbirler alınmalı. Uzak coğrafyalara ihracat yapan şirketlerimize kara, deniz ve hava taşımacılığında navlun desteği verme konusunun üzerinde daha çok çalışılmalı. Navlun desteği firmaların pazardaki rekabet gücünü artırmak ve ihracat hedeflerini katlamak için şart.

 

- Limanlarımızın tam kapasite çalıştığı, deniz ticaretinin sorunsuz devam ettiği açıklandı. Lojistik açısından ihracatçıların bir sıkıntısı söz konusu mu?

J.E.: Türkiye, tedarik zincirinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için aldığı güvenlik önlemleriyle krizi en iyi yöneten ülkelerden biri oldu. Dış ticaretin aksamaması için temassız ihracat dönemine geçilmesi bunun en güzel örneği. Bu sayede ihracatımız sınır kapıları arasında oluşturulan tampon bölgede konteyner, dorse ve şoför değişimi yoluyla temassız sıfır risksiz devam ediyor. Türkiye’ye giriş yapan TIR şoförlerine karantina önlemleri kapsamında yapılan 14 günlük izolasyon sürecinde koronavirüs tanısında kullanılan ve hızlı sonuç veren PCR testinin gümrük kapılarında kullanılmaya başlanması da ticareti normal akışına döndüren önemli adımlardan biriydi.

İhracat sevkiyatlarının olumsuz yönde etkilenmemesi, tedarik zincirinin zarar görmemesi amacıyla limanlar arasında yapılan Ro-Ro seferlerinde TIR şoförlerinin sosyal izolasyon çerçevesinde gemiye binmesine müsaade edilmesi de taşımacılık sektörünün etkin bir şekilde çalışabilmesine katkı sağlayacak hamlelerden bir tanesi oldu.

Ekonomik daralma kaçınılmaz

- Egeli ihracatçılar, 2020 yılı hedeflerine, koronavirüs engeline rağmen ulaşma şansı var mı?

J.E.: Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2019 yılını 13 milyar 302 milyon dolar ihracat rakamıyla geride bıraktık. Ar-Ge, Tasarım ve İnovasyon odaklı çalışmalarla, Fuar, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti, URGE projeleriyle 2020 yılı sonunda 15 milyar dolar ihracat hedefiyle girmiştik. Covid-19'un salgını nedeniyle Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarındaki çok sayıda fuar, ticaret heyeti, alım heyeti organizasyonlarımızı, eğitim programlarımızı iptal etmek durumunda kaldık.  11 Mayıs 2020 tarihinde başlayan normalleşme sürecinin akamete uğramaması halinde yılın ikinci yarısında bir toparlanmayı gündeme getireceğine inanıyoruz. Yılın ikinci yarısındaki iyileşmeye karşın 2020 yılının sadece Türkiye değil tüm dünya ekonomilerinde bir daralmaya yol açması bekleniyor. O nedenle 2020 hedeflerinin tutması çok olası görünmüyor.

- İçinde bulunduğumuz süreçte sosyal sorumluluk projesi olarak ne gibi çalışmalar gerçekleştirdiniz?

J.E.: Salgının Türkiye’de görüldüğü andan itibaren ön safta, emek, özveri, cesaret ve büyük bir inançla savaşan, gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımızın yanındayız. Sağlık personellerimizin daha güvenli bir ortamda çalışmasını sağlamak adına ihtiyaç sahibi hastanelerimize yoğun bakım ünitelerinde en çok ihtiyaç duyulan maske, ventilatör, CPR cihazı, hasta takip monitörleri, numune alma kabinleri ve entübasyon kabinlerini tedarik ettik. Aynı zamanda İzmir ve Aydın İl Sağlık Müdürlüğü'ne cerrahi tulum, maske, ateş ölçer, entübasyon kabini, İzmir ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlükleri’ne de maske desteğinde bulunduk. İzmir Valiliği’ne ise kuru yiyecek yardımlarını ve el hijyen ürünlerini teslim ettik. Sağlık Müdürlükleriyle koordineli bir şekilde sağlık çalışanlarımızın ihtiyaç duyduğu diğer koruyucu ekipman ve cihazları da tedarik etmeye devam ediyoruz.

İhracat menzilimizi genişletmeliyiz

 - Koronalı günlerde ihracatçılara önerileriniz olacak mı?

J.E.: Bu süreçte hepimizin üzerine düşen görev ve sorumluklar olduğunun farkındayız. Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’ın da belirttiği gibi Singapur, Güney Kore, Japonya, Çin gibi ülkelere yönelerek, Avrupa'nın yavaşladığı dönemde ticaretimizi, ihracat menzilimizi hızla genişletmeye odaklanmalıyız.

Bu da statükocu ve direnç göstererek değil, değişime adapte olarak, ortak bir akılla hareket ederek, bağlantılarımızı sıkı tutarak mümkün. Geleneksel yöntemlerin devri artık kapandı. 2022 yılına kadar dünya ekonomisinin en az yüzde 60’ının dijitalleşmesi bekleniyor. Bu dönemde ancak güncel bir stratejiyle doğru yapılanan Türk ihracatçısı rekabette bir adım öne geçerek, adını yeni küresel yönetim sisteminde iyi bir yere yazdıracaktır. Sürece uygun aksiyon planları üretilmeli, eksiklikler ivedilikle tespit edilmelidir. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) raporuna göre dünyada 821 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor. Bu sayı dünya nüfusunun yüzde 11'ine denk geliyor. Başka bir deyişle dünyadaki her 100 kişiden 11'i açlık çekiyor. Dünya nüfusu hızla artıyor ama kaynaklar sınırlı. Meyve sebzenin yüzde 30’u tarlaya gelmeden kayba uğruyor. Üretilen ürünlerin tamamının ekonomiye kazandırılması lazım. Gıda kayıplarını en aza indirecek şekilde hem üreticinin bilinçlenmesi hem de mamulün ağaçta ve tarlada kalmaması için ürünleri işleyecek tesislerin artırılarak gıdada sürdürülebilirliğin sağlanması gerekiyor.

Kaynak: (ŞB) - Haber Merkezi Editör:
Etiketler: Korona, günlerinde, Ege, ihracatı,
Yorumlar
Haber Yazılımı