Yazı Detayı
16 Haziran 2020 - Salı 12:34 Bu yazı 1099 kez okundu
 
Eser denilenin ömrü otuz sene
Kemal Özdilek
adminSB1
 
 

Tokat, Anadolu’da tarihi eski çağlara kadar uzanan önemli bir şehir. Şehrin kuruluşu bilinmemekle beraber yörenin yerleşim tarihi Kalkolitik çağ ile (m.ö. 5400-3000) başlar.

Hititler, Frigler, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Makedonlar, Pontuslar, Bizanslar, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu. Görüldüğü gibi pekçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış ilde gün yüzüne çıkmamış yapılar da mevcuttur.

Tokat,  Karadeniz ve İç Anadolu arasında Orta Karadeniz bölgesinde yer alır.

İklim olarak karadeniz geçit kuşağı olarak ifade edilir.

Kazova, Gözova, Niksar, Erbaa, Çamlıbel, Zile ve Maşat ovası ile 77,400 hektarlık ova alanına sahiptir. Merkez ile birlikte 12 ilçe ve 37 belediyeye sahip. 

Tüm bunları neden ifade ettim. Eski ve köklü bir şehir hayatına sahip illerde yerel yönetimler öylesi kolay hareket edemezler. Belediyecilik kanunlarını uyguladıkları gibi yörenin bu gibi değerlerini de bir kenara koyamazlar.

Nitekim de koyulmuyor. Tokat merkez ve ilçelerinde yukarıda bahsedilen medeniyetlerden bir iz bulmanız mümkün. Onun için şehirlerimize dokunuş yaparken belediyelerimiz kılı kırk yarmak zorundalar.

Buraya kadar olan herşey kitaplarda ve internet dünyasında meraklıları için var. Şehirlerimiz için tarihi, turizmi, doğası, iklimi, gastronomisi, parkları, bahçeleri, terasları vs.

Şehirlerimizde gezi yaparken yüz, üçyüz, beşyüz, bin, ikibin yıl geriye giderek o havaları koklamanız mümkün. O değerleri ayakta tutmak içinde ciddi ekonomiler ve zamanlar harcanıyor.

Tokat, Sulusokak Çarşısı ve civarı için sloganımız “900 yüz adımda 900 yüzyıl”…

Yani bu çarşıyı dokuzyüz adımda gezerken, dokuzyüzyıllık yapıları eserleri de görebileceksiniz. Bunlar ayakta ve canlı. Müzelerde ise altıbin yıl geriye gidebilirsiniz.

Kulağa ne kadar da hoş geliyor.

Benim içinde öyle.

Lakin bir sıkıntı var.

Elli yıl öncesi de bir tarih. Benim elli yıl önce şehrimde gördüğüm yapıların yüzde doksanı yok. Kalanlarda yine bu bahsettiğimiz tarihi izler.

Şimdi şöyle düşünüyorum. Bundan dokuzyüzyıl sonra buraları gezecek olanlar biliyorum ki bu binsekizyüzyıllık yapıları rahatlıkla görebilecekler. Ama bugün yapılan eser olarak ifade edilen yapılar olmayacak.

Yani yerel yönetimlerimiz “dönemimizde ne eserler yaptık” deyip, nameler okuduğu tonlarca kitap, dergi ve broşürlerde reklam yaptığı eserleri beş onyıl sonra göremez oluyoruz.

Var mı gerçekten şu belediyenin yaptığı şu eseri yüzyıl sonra tarih anlatacak diyebileceğimiz birşey.

Yüzyıl sonra görülebilecek ecdad yadigarı eserler yapmıyoruz, yada yapamıyoruz. Eser olarak ifade edilen yapılarda var mı? kentin kimliği, tarihi, dokusu,çizgisi, iklimi ve dayanma kalitesi…

Hepsi birer kentsel dönüşüm adayı.

En görkemli şekilde lanse edilen eserin ömrü ise bir önceki başkana takılmazsa otuz sene…

Ben göremedim. Ya da göremiyorum.   

 
Etiketler: Eser, denilenin, ömrü, otuz, sene,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı